internet kullanıcıları için tarihi karar …

Yorum yapın

More

cep telefonlarının inanılmaz gelişimi

4 Yorum

Günlük hayatın olmazsa olmazları arasında yer alan cep telefonlarıyla, bir süre sonra garaj kapısını açmak da mümkün olacak.

İnternette sörf yapmaktan, radyo dinlemeye, fotoğraf çekip, sohbet etmeye kadar birçok hizmette kullanılan cep telefonlarının maharetleri arasına gün geçmiyor ki bir yenisi daha eklenmesin.

Cep telefonu teknolojileriyle ilgili değerlendirmelerde bulunan Teleses Yönetim Kurulu Başkanı Recep Uzelli, cep telefonunda üçüncü nesil teknolojisi olarak nitelendirilen 3G ile ilgili de bilgiler verdi.

3G teknolojinin cep telefonlarını bir internet cihazına dönüştürdüğünü ve saniyede 2 Megabayt hızla internet bağlantısı sağladığını anlatan Uzelli, bu yolla hızlı internetin sağlayacağı tüm olanaklardan cep telefonları aracılığıyla yararlanma imkanı doğacağını söyledi.

Masaüstü bilgisayarları internete bağlıyken neler yapılabiliyorsa, 3G teknolojisi ile bunun daha hızlısı ve çok daha ilgincini cep telefonları aracılığı ile yapabileceğini anlatan Uzelli, büyük bir devrim olarak görülen bu sürecin herkesin hayatına birçok değişiklik getireceğini söyledi. Uzelli şöyle dedi:

”Çünkü internet artık cebe girecek. Bunların en temeli ise görüntülü görüşme, interaktif oyun, dijital cep televizyonu gibi artık 3G ile ilgili internette bir arama yaptığınızda karşınıza çıkacak olan popüler uygulamalar. Sınırsız bir uygulama imkânına sahip olduğumuz bu yeni teknolojiyle, insan yaratıcılığının sınırlarını zorlayan birkaç örnekten söz edebiliriz. Bu yeni dönemde benim kişisel olarak ilgimi çeken, çok popüler olacağını düşündüğüm, konum tabanlı uygulamalar. Dünyada 2010 yılı itibari ile 1 milyar adet GPS’li telefon olacak. Örneğin kullanıcının konumuna bağlı olarak geliştirilen reklâm, sohbet, arkadaşlık uygulamaları.”

CEP TELEFONLARI, OTOPARK KUMANDASI GİBİ KULLANILACAK

Cep telefonlarının önümüzdeki 10 yıl içinde göstereceği teknolojik gelişmelere de değinen Uzelli, bunlardan ilkinin cep telefonlarının kredi kartı gibi kullanılması olduğunu söyledi.

Güney Kore ve Japonya’da şimdiden insanların kredi kartı yerine artık cep telefonlarını kullandıklarını anlatan Uzelli, diğer taraftan, cep telefonlarına yüklenecek programlarla trene binilip, OGS’den geçileceğini, sinema biletinin parasını cep telefonu ile ödemenin mümkün olacağını bildirdi. Uzelli, ”Ya da cep telefonunuzla garaj kapınızı açıp veya şirket çalışanlarınızın mesailerini takip edebileceksiniz” dedi.

Cep telefonunun otopark kumandası olarak kullanılmasıyla artık çantada kumanda arama devrinin sona ereceğini anlatan Uzelli, patronların, personelin yaptığı mesaiyi hem mekan hem zaman açısından rahatlıkla takip edebileceklerini anlattı. Böylece iş yerinde kimin, ne zaman, ne yaptığını, işe kaçta gelip kaçta çıktığını da izlemenin mümkün olacağına vurgu yapan Uzelli şunları söyledi:

YEREL RADYOLAR, DÜNYANIN HER YERİNDEN DİNLENEBİLECEK

”2011 yılı itibari ile Facebook benzeri sosyal network sitelerine cep telefonu üzerinde 175 milyon kişinin abone olması bekleniyor. Diğer taraftan televizyon anlayışımız kökten değişecek. Televizyon kişisel bir alet haline gelecek. Yine gelecekte SDR olarak tanımlanan yeni radyo servisleri tamamen internet üzerinden cep cihazlarımıza ulaşacak. Dolaysıyla radyoların yerelliği ortadan kalkacak. Kayseri’den bir yerel radyo da tüm dünyaya yayın yapabilecek.

Kamera artık hayatımızın vazgeçilmez bir parçası haline gelecek. Yapılan araştırmalara göre 2010 yılına kadar 1 milyar kameralı telefon satılacak. Görüntü ve internetin birleştiği uygulamalar ve yeni iş modelleri kullanıcıların ilgisini çekecek. Yine cep telefonundan 2010 yılı itibariyle 32 Milyar dolarlık şarkı indirilecek.”

3G cihazların çıkmasıyla birlikte, içerik, uygulama ve mobil reklâm pazarının da çok gelişeceğine işaret eden Uzelli, devamla şöyle dedi:

”Juniper Research’in araştırmasına göre 2006 yılı sonu itibari ile 17 Milyar dolar olan mobil eğlence pazarı, 2011 yılında 77 milyar dolara ulaşacak. Sadece mobil oyun pazarı 3,1 Milyar dolardan 11,9 Milyar Dolara ulaşacak. Dolayısıyla içerik sağlayıcılar ve uygulama geliştiriciler bu pazarın gelişmesinde çok önemli bir rol oynayacak. Diğer taraftan operatörlerin ücretlendirme yöntemleri de insanların ilgilerinin ölçüsü olacaktır. Eğer ücretlendirme aylık limitsiz olarak uygun fiyatlar ile ücretlendirilirse, daha yaygın olarak insanlar kullanacak.”

Uzelli, internetin artık insanların yaşamının çok önemli bir parçası haline geldiğini belirterek, Dünyada ve Türkiye’de internet ve bilgisayar kullanıcı sayısının artmasında 3G’nin çok önemli bir itici güç olacağını anlattı.

TÜİK’in yaptığı bir araştırmaya göre, Türkiye’de her bin kişiden 222′sinin internet kullandığını ifade eden Uzelli, bu rakamın Fransa’da 430, Japonya’da 668, İzlanda’da ise 869 olduğunu söyledi.

Türkiye’de internet kullanım oranlarının Avrupanın gerisinde olmasına rağmen, yine de umut verici olduğunu belirten Uzelli, ”Geçen yıl içerisinde Turkcell’in kazandığı ihalenin iptal edilmesi şüphesiz sektörde büyük bir belirsizlik yaratmıştır. Bugün 180 Milyon olan Dünyadaki abone sayısının 2010 yılı itibari ile 650 milyona çıkması beklenirken, Türkiye’de hala 3G ihalesinin yapılmamış olması ve belirsizliğini koruması, oldukça sıkıntılı bir durum” dedi.

DÜNYADA 2,5 MİLYAR CEP TELEFONU ABONESİ VAR

Bugün dünya üzerindeki 218 ülkede 700 tane servis sağlayıcı şirketin, GSM teknolojisine dayalı altyapısı ile hizmet verdiğini anlatan Uzelli, cep telefonu kullanıcılarının GSM dışında başka sistemler de kullandıklarını söyledi.

Dünya üzerinde yaklaşık 2,5 Milyar olarak hesaplanan cep telefonu abonelerinin yüzde 85′inin GSM abonelerinden oluştuğunu belirten Uzelli, 3G’de ise durumun biraz daha farklı olduğunu, 70 ülkede, 160 operatörün 3G altyapısını kurarak toplam 180 Milyon 3G abonesine hizmet verdiğini bildirdi.

cep numaran hep aynı

Yorum yapın

Mevcut cep telefonu numarası ile başka GSM operatörüne geçme yolunu açan yönetmelik yürürlüğe girdi. Cep telefonu abonelerinin mevcut numaraları ile başka operatöre geçebilmelerinin yolunu açan “Numara Taşınabilirliği Yönetmeliği” Resmi Gazete’nin bugünkü sayısında yayımlanarak, yürürlüğe girdi. Yönetmeliğe göre, mobil numaralar numara taşınabilirliği kapsamında olacak. İşletmeciler, numara taşınabilirliğini sağlamakla yükümlü olacak. NMT (Nordic mobil telefon sistemi) ile GMPCS (küresel mobil telefon sistemi) hizmeti için kullanılan abone numaraları taşınabilirlik kapsamında olamayacak. Ancak, söz konusu hizmetleri sunan işletmeciler de taşınmış numaralara doğru başlattıkları çağrıların abonenin hizmet aldığı şebekeye yönlendirilmesini temin etmekle yükümlü olacak. Aboneye tahsisli numara, numara ile ilişkili abonelik devam ettiği sürece taşınabilirlik kapsamında yer alacak. Numara taşıma işlemi, talep edilmesi halinde gerçekleştirilecek. Taşınmış numaralara ilişkin olarak yetkilendirme ücreti kapsamında alınan numara ücreti, numaranın tahsisli olduğu işletmeci tarafından ödenecek. Numaranın tahsisli olduğu işletmeci, kendisinden taşınmış olan numarayı, ilgili abonenin alıcı işletmeci ile aboneliği sona erip, söz konusu numara alıcı işletmeci tarafından kendisine iade edilmediği sürece, bir başka abonesine tahsis edemeyecek. Taşınan numara, alıcı işletmeciden başka birine devredilmeyecek. Numarasını taşımış bir abone ile alıcı işletmeci arasındaki abonelik sözleşmesinin sona ermesi ve abonenin diğer bir işletmeciye numarasının taşınması talebinde bulunmaması halinde, alıcı işletmeci, en geç 30 gün içerisinde söz konusu numarayı numaranın tahsisli olduğu işletmeciye iade edecek. Numarayı iade eden işletmeci, bu durumu 30 gün içerisinde ilgili diğer işletmecilere duyuracak. NUMARA TAŞINABİLİRLİĞİNİ SAĞLAMA YÜKÜMLÜLÜĞÜ İşletmeci numara taşınabilirliği hizmeti sağlamakla yükümlü kılınan işletmeciler, sistemlerinde bu yönde gerekli tüm düzenlemeleri yapmakla yükümlü olacak. İşletmeciler, işletmeci numara taşınabilirliği yükümlülüğü olup olmamasına bakılmaksızın, taşınmış bir numaraya doğru başlattıkları veya taşıdıkları çağrıların, alıcı işletmeciye doğru bir şekilde yönlendirilmesini sağlayacak. İşletmeciler, bu kapsamdaki çağrıları doğrudan kendileri alıcı işletmeciye gönderebilecekleri gibi ilgili mevzuata uygun olarak başka bir işletmeci üzerinden de dolaylı olarak gönderebilecek. Taşınmış numaralara yapılan tüm çağrılar, uluslararası standartlarla belirlenen çağrı kurulma sürelerine uygun olarak yönlendirilecek. Yurt dışından, taşınmış numaraya doğru başlatılan çağrıları yurt içinde ilgili işletmeciye taşıyan işletmeci, çağrıyı başlatan işletmeci gibi değerlendirilecek ve çağrı yönlendirme yükümlülüğüne haiz olacak. TARİFE ŞEFFAFLIĞI Yönetmeliğe göre, işletmeci, tarife şeffaflığına ilişkin her türlü tedbiri almakla yükümlü olacak ve arayan abone için ayırt edici olacak şekilde uyarı tonu verecek. Telekomünikasyon Kurumu (Kurum), tüketicilerin korunması amacıyla tarife şeffaflığına yönelik olarak yükümlülükler getirebilecek. İşletmeci, şebekesinden başka bir şebekeye veya başka bir şebekeden kendi şebekesine taşınan numara ve abone sayısını Ocak ve Temmuz aylarında Kuruma bildirmekle yükümlü olacak. MERKEZİ REFERANS VERİ TABANI Kurum, numara taşınabilirliği kapsamında merkezi referans veri tabanını kurup ve yönetecek. İşletmeciler merkezi referans veri tabanı ile bağlantılı ve uyumlu çalışacak şekilde şebekelerinde gerekli düzenlemeleri yapacak. ÜCRETLER Numara taşınabilirliği kapsamında aboneye doğrudan yansıyabilecek ücretler, abonelerin bu hizmeti almalarını engelleyici nitelikte olamayacak, verici işletmeci, numarasını taşıyan aboneden herhangi bir ad altında bir defalık veya dönemsel olarak ücret talep edemeyecek, işletmeciler arası ücretler Yönetmelik hükümlerine aykırı olmayacak şekilde işletmeciler arasında karşılıklı müzakere edilerek serbestçe belirlenecek. Verici işletmeci, şebekesinden taşınan her bir numara için oluşan idari maliyetini alıcı işletmeciden alacağı bir defalık ücret ile karşılayabilecek. Bu ücret maliyet esaslı belirlenecek. Alıcı işletmeci, şebekesine numarasını taşıyan aboneden, abonenin bu hizmetten yararlanmasını engellemeyecek bir defalık ücret talep edebilecek. Kurum, gerekli görmesi halinde aboneden alınacak söz konusu ücretle ilgili düzenleme yapabilecek. İşletmeciler, taşınan numaralara ait yönlendirme bilgilerinde yapacakları değişikliğin maliyetini kendileri karşılayacak. Abonenin numara taşınabilirliği dışında aboneliğini iptal ettirmesi durumunda oluşan maliyetler verici işletmecinin alıcı işletmeciden karşılayabileceği idari ücret içerisinde yer almayacak. Taşınmış bir numaraya çağrı başlatan işletmeci, oluşabilecek ilave iletim maliyetini karşılayacak. HİZMET KALİTESİ Numara taşınabilirliği yönlendirme kodları Kurum tarafından belirlenecek ve ilgili işletmecilere tahsis edilecek. İşletmeciler tahsis edilen yönlendirme kodlarını şebekelerinde tanımlamak ve çağrıların doğru bir şekilde yönlendirilmesini temin için gerekli düzenlemeleri yapmakla yükümlü olacak. İşletmeci, numara taşınabilirliği kapsamında, tüketicilerin korunması, anılan hizmetten en iyi koşullarda faydalanabilmeleri ve hizmet hakkında bilgilendirilmelerini sağlamak amacıyla gerekli her türlü tedbiri alacak. Taşınmamış numaralara uygulanan hizmet kalitesi kriterleri, taşınmış numaralar için de uygulanacak. CEZALAR İşletmecinin yükümlülüklerini yerine getirmemesi durumunda, ihlalin niteliğine göre, bir önceki takvim yılındaki cirosunun binde 5’i ile yüzde 3’ü arasında değişen oranlarda idari para cezası uygulanacak. İdarî para cezalarının uygulanması Yönetmelikle getirilen yükümlülükleri ortadan kaldırmayacak. İhlal konusu fiilin tekrarı veya devamı halinde işletmecinin bir önceki takvim yılındaki cirosunun yüzde 3’ünü aşmamak kaydıyla idari para cezası uygulanacak. UZLAŞTIRMA Numara taşınabilirliğinin erişim veya ara bağlantı ücretleriyle ilişkili uzlaşmazlıklarında “Erişim ve Ara bağlantı Yönetmeliği”nde geçen uzlaşmazlık prosedürü işletilecek. Diğer ücretlere ilişkin uzlaşmazlıklarda, işletmeciler arasında 30 gün içinde uzlaşmaya varılamadığının bildirilmesi durumunda, Telekomünikasyon Kurulu, söz konusu talepler ve teklifler ile uluslararası uygulamalar ve öngörülebilen maliyet unsurlarını göz önünde bulundurarak ücretlerin üst sınırlarını belirleyecek. BAŞLANGIÇ TARİHİ Kurum tarafından merkezi referans veri tabanının kurulduğu tarihin işletmecilere bildirilmesini takiben, işletmeciler, söz konusu kurulum tarihinden itibaren 6 ay içerisinde mobil numara taşınabilirliğini uygulamaya geçirmekle ve yönetmelik hükümleri çerçevesinde gerekli düzenlemeleri yapmakla yükümlü olacak. [/color] [color=Black] Logged

müzik aramak hiç bu kadar olmamıştı….

1 Yorum

music@messengerplayer.com

yukarıdaki adresi msn adresinize ekleyin

ve istediginiz herhangi bir sarkıyı

ornegin : Şebnem ferah sigara   gibi yazarak enterlayın ve size sarkıyı bulsun =) 

test edilmiş ve onaylanmıstır Cheesy

ADSAL DE VURGUN ….

Yorum yapın

Türk Telekom’un ADSL internette en düşük hız ve en düşük kotalı paketinin fiyatı 29 YTL. Ancak, sabit ücret “zorunluluğu” bu faturayı 45 YTL’ye kadar çıkarıyor. Üstelik bu teknik olarak da gereksiz.

Tüketici isterse telefon hizmeti almadan da ADSL internet abonesi olabilir. Ya da var olan telefon aboneliğini iptal ettirse de ADSL hizmeti almaya devam edebilir.

Ancak TT’nin uygulamaları nedeniyle aboneler şirketin kasasına milyon YTL’ler bırakıyor.

Son 4 yılda ADSL abone sayısı 100 kat arttı. Ama internet için telefon zorunluluğu hâlâ devam ediyor. Tüketici telefon kullanmasa bile bir yılda cebinden 180 YTL fazla para çıkarken, Türk Telekom’un teknik olarak gerekmemesine karşın zorunlu tuttuğu telefon aboneliği, şirkete yılda 1 milyar YTL’ye yakın gelir sağlamaya devam ediyor. Uzmanlara göre Türk Telekom’un (TT) ADSL’ye abone olmak için, ev ya da iş telefonu aboneliğini zorunlu tutması, aslında teknik olarak gerekli değil. Fakat TT’nin TTNet aracılığıyla bunu zorunlu tutması, tüketiciyi ev veya iş telefonunu kullanmasa dahi aylık 15 YTL’yi bulan sabit ücret ödemek zorunda bırakıyor. Bu konuda abonelerin bireysel olarak tüketici mahkemelerine açtığı davalardan ise şu ana kadar genel uygulamayı değiştirecek bir sonuç alınamadı. Ancak 5 milyonu bulan ADSL abonesi ve yeni abone olacaklar, almak istedikleri bu internet hizmeti için sabit ücret ödemek zorunda olmadıklarından habersiz.

Söz konusu uygulamadan rahatsız olan Serbest Telekomünikasyon İşletmecileri Derneği, Netone Telekom, Tellcom İletişim Hizmetleri, Doğan İletişim, Koçnet ile Doruk İletişim bir çalışma grubu oluşturularak “Genişbant Erişimin Yaygınlaştırılması ve Rekabet Koşullarının İyileştirilmesi” konulu bir rapor hazırlandı. Raporda şu noktalara dikkat çekiliyor:

- Telekomünikasyon Kurumu’nun sadece ADSL aboneliğini içeren ve Yalın DSL olarak adlandırılan bir düzenlemesi bulunmuyor. Bu yüzden ADSL abonesi olanlar telefonlarını hiç kullanmasalar dahi sabit ücret ödemek zorunda kalıyorlar.

- TT, TTNet ile internet pazarının yüzde 97′sine sahip durumda. Ama genişbant interneti sağlamanın tek yolu ADSL değil.

- Dünyadaki her 3 internet kullanıcısının biri kablo ile internete bağlanıyor. Bu oran Türkiye’de yüzde 2′nin altında.

TÜKETİCİ HAKKINDAN HABERSİZ
ADSL abonesi olmak isteyen kişilere, internet bağlatmak istedikleri telefon numarası soruluyor. Eğer sabit telefon aboneliği yoksa, karşısına telefon aboneliği sözleşmesi çıkarılıyor. Teknik anlamda telefon aboneliği gerekli olan bir uygulama değil. Ancak tüketici bu konudaki haklarını yeterince bilmiyor. 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun’un 5. maddesi gereğince bir mal veya hizmetin satışı başka bir mal veya hizmetin satın almasına bağlanmayacağı için tüketicinin telefon hattından bağımsız ADSL aboneliği hakkı bulunuyor. Hatta bu konuda geçen yıl Kocaeli Tüketici Mahkemesi’nde kazanılan bir dava da var. Bu karar halen geçerli. Fakat ADSL’de ‘keyfi’ uygulamalar devam ediyor.

Elektromanyetik Kirlilikten Korunmak İçin Pratik Önlemlerr

Yorum yapın

1- Kullanmadiginiz aletleri kapali tutun ya dafisten çekin.Stand by konumunda tutmayin. 

2- Halojen lambalar kullanmayin.

3- Yatak odasinda TV ya da radyo bulundurmayin.

4- Elektrikli çalar saat-radyo gibi araçlari basucunuzda bulundurmayin, pilli saatleri tercih edin.

5- Cep telefonunu, kalp üstünde, gögüste ve belde tasimayiniz. Kullanmadiginiz sürece kendinizden 1 metre uzakta tutunuz.

6- SAR < 1W/kg olan cep telefonlarini tercih ediniz.

7- Elektrikli battaniye kullanmayiniz.

8- Tüm VDU?lerin arkalarindaki  elektromanyetik alan daha büyüktür, bu nedenle komsularinizin bu aletleri nereye yerlestirdigini ögrenin, mümkünse degismesini saglayin.

9- Saç kurutma makinalarinin manyetik alani yüksektir. Sürekli kullanmak yerine araliklarla kullanin, aksamlari kullanmayin.

10-Mikrodalga firin kullanirken 1 metre uzakta durun.

11-Fotokopi makinalarindan en az 50 cm uzakta durun.

12-Elektrikli tras makinasi kullanmayin.

13-Çamasir / bulasik makinasi çalisirken yakininda bulunmayin.

  CEP TELEFONU BAZ ISTASYONLARININ EVLERINIZIN ÇATISINA, OKULLARA VE ÇEVRENIZE TAKILMASINA IZIN VERMEYINIZ. HALK ABD, YENI ZELLANDA VE INGILTERE?DE BU KONUYA ÇOK DUYARLI. INGILTERE?DE ISTASYONLARA YAKIN EVLER DAHA UCUZA SATILIYOR.

Bu öneriler Türk Tabipleri Birligi tarafindan yayinlanan Mesleki Saglik ve Güvenlik dergisinde Prof. Dr. Nesrin Seyhan?in (Gazi Üniversitesi Tip Fakültesi Biyofizik Anabili Dali Baskani) makalesinden derlenmistir?

ARI MI CASUS MU ?

Yorum yapın

Her gördüğünüz gerçek arı olmayabilir. Bir casus uçakla karşı karşıya olabilirsiniz. İşte Türk Profesörün inanılmaz buluşu;

İngiltere’deki Bath Üniversitesi’nde görevli Profesör İsmet Gürsul “arı büyüklüğünde uçak” projesi geliştirdi. Proje mikro hava taşıtları geliştirmenin önünü açtı

Makina mühendisliği alanında ödüllü Bath Üniversite’nin Havacılık ve Uzay Mühendisliği Grubu Başkanı olan İsmet Gürsul, projesini uluslararası haber ajanslarına anlattı. Türk profesörün verdiği bilgiye göre, 50 gram ağırlığında ve en büyüğü 15 santim boyunda olacak uçaklar, mini kameralar ve sensörlerle donatılacak. Bu sayede casus uçak olarak kullanılabilecek sınırlarda kontroller yapabilecek.

Kanat çırpacak
Arı uçaklar ayrıca, savaş sırasında düşman askerlerinin pozisyonunun belirlenmesinde, trafik sorununa çözüm bulunmasında ve doğal afetlerde kurtarma operasyonlarının yönetilmesinde kullanılacak.

Prof. Gürsul, oluşturduğu takımın, ilk kez sinek ve arı gibi minik kanatlıların uçma prensiplerini ve kanat yapılarını kavradığını, bu prensipler doğrultusunda “Mikro hava taşıtları” (MAV) geliştirilmesine ilk kez bu kadar yaklaşıldığını kaydetti. Kanat çırparak uçmaları üzerine çalışmalar yürütülen bu mini uçakların en az 1 saat havada kalması ve birkaç kilometre uçabilmesi planlanıyor.

32 milyon $ harcanacak
Kanat çırpmaya alternatif bir uçuş yöntemi olarak da, bu minik uçaklara yerleştirecek mikro jet motorlarının, uçuş sırasında belirli aralıklarla basınçlı hava püskürtmesi ve bu şekilde havada kalması düşünülüyor.

Bath Üniversitesi tarafından yapılan açıklamada da Gürsul’un üniversitenin en önemli projelerinden birine başkanlık ettiği kaydedilerek 4 önemli proje için yüzde 20’lik bütçe artışı sağlandığı ve Türk profesörün liderlik ettiği proje dahil bu 4 proje için tam 32 milyon dolarlık bütçe ayrıldığı belirtildi.

ÇİFT FORMATLI HD DİSK OKUYUCUSU

Yorum yapın

LG Electronics, dünyanın ilk çift formatlı HD disk okuyucusunu satışa sunacağını açıkladı. Hem Blu-ray Diskleri hem de HD DVD içeriğini okuyabilen ürün ABD’de yakın zamanda satışa sunulacak.

 
Dünyanın ilk çift formatlı HD disk okuyucusu ile ilgili detaylar 8-11 Ocak tarihleri arasında Las Vegas’ta düzenlenen 2007 CES’te açıklanacak.

Tüketici elektroniği lideri LG Electronics, dünyanın ilk çift formatlı HD disk okuyucusunu en kısa zamanda satışa sunacağını duyurdu. LG Electronics, pazara sunmaya hazırlandığı dünyanın ilk çift formatlı HD disk okuyucusu ile HD disk formatları arasındaki belirsiz ve zahmetli rekabete hem üreticiler hem de tüketiciler adına bir son vermeyi hedefliyor.

Terimlere yabancı kalmayın; ABS, AC, MSR, ASR,BAS ne demek?( tüm sürücülere)

Yorum yapın

Otomotiv sektörünün son teknolojiyi kullanmasıyla ortaya çıkan birbirinden donanımlı araçlar, daha fazla konfor ve güvenlik sunmanın yanı sıra sürücülerin bilmek zorunda olduğu bazı elektronik kısaltmaları da beraberinde getiriyor.

Türkiye’de bundan 10 yıl önce genellikle sade donanımlı otomobiller kullanan sürücülere, özellikle son 5 yıldır adeta teknoloji harikasına dönen araçlar daha büyük sürüş keyfi yaşatırken, bir yandan da otomobillerin elektronik donanımlarını en iyi şekilde öğrenmenin zorunluluğunu getiriyor.

Sürüş güvenliğini en üst seviyeye çıkaran ve daha önceleri genellikle üst sınıf otomobillerde görülmesine alışık olunan elektronik donanımların, alt sınıftaki modellerde de yaygınlaşmaya başlaması sonucu, bir süre öncesine kadar ”AC (Air Condition)”, ”ABS (Antiblock Brake System), ”EBD (Electronic Brake Distributor)” gibi terimlere aşina olan sürücüler, artık ”ESP”, ”BAS”, ”MSR”, ”ASC+T” gibi kısaltmalarla da sıklıkla karşılaşıyor.

Otomobil modellerinde kullanılan ve sürücülerin öğrenmek için neredeyse sözlük yardımına ihtiyaç duyacağı bazı elektronik donanımların kısaltmalarının anlamları şöyle:

ESP: Elektronik Stabilite Programı (ESP), sensörler sayesinde otomobilin seyir halinde çizgisini korumasına yardımcı olur. Böylece, araç savrulmadan stabil bir şekilde seyrini sürdürür.

BAS ya da EBA: ‘Brake Assist System” ve ”Emergency Brake Assist”in kısaltmaları olan BAS ve EBA, sürücünün fren pedalına sert basması halinde devreye girerek, fren gücünü tam olarak devreye sokar.

ABS: ”Antiblock Brake System”in kısaltması olan ABS, sürücülere, tekerlekler kilitlenmeden fren yapma olanağı sağlar. Ani frenler veya ıslak zeminlerde devreye giren ABS, kullanılan aracın manevra ve kontrol yeteneğini artırarak, sürücüye yardımcı olur.

MSR: ”Motor Schleppmomenten Regelung”un kısaltması olan MSR, özellikle kaygan zeminlerde, sürücünün ayağını gaz pedalından çekmesiyle oluşacak kaymayı, motor torkunu kullanarak önlemeye çalışır.

ASR: ”Anti Schlupf Regelung”un kısaltması olan ASR, araçların patinaja düşmeleri önler. Türkçe’ye antipatinaj sistemi olarak çevrilebilecek ”ASR”, patinaja geçildiğinde çekiş olan tekerleklere giden gücü kontrol eder ve tutunmayı sağlar.

EBD: ”Electronic Brake Distributor”ün kısaltması olan ”EBD”, fren yapılması halinde gücün ön ve arkadaki akslara dengeli şekilde dağılmasını sağlar. Böylece, güvenli fren yapılmasına yardımcı olur.

ASC+T: ”Elektronik çekiş kontrol sistemi” olarak tanımlanan sistem, aracı seyir halindeyken sensörler aracılığıyla sürekli takip eder. Sürücü, tehlike yaratacak durumlarda aracına gaz verse bile, sistem motor gücünü sınırlar.

EPB veya APB: Klasik el freninin yerine geçen bu sistemde, el freni, anahtar kontak yuvasından çıkarıldığında otomatik olarak devreye girer. Sistem, bazı modellerde, motor yeniden çalıştığında, bazı modellerde de bir butona basılarak devreden çıkarılır.

Tiptronic: Araçlardaki şanzımanın manuel ya da otomatik olarak kullanılmasına olanak sağlar.

Cruise Control: Otomatik hız kontrol sistemi olarak tanımlanan ”Cruise Control” sürücü tarafından devreye sokulduğunda, aracın hızını sabitler. Sistem devreden çıkarılmak istendiğinde, gaza, frene ya da sistemi çalıştıran düğmeye yeniden basılması gerekir. Günümüzdeki bazı yeni nesil modellerde kullanılan, ”Akıllı Cruise Control” ise sensörler aracılığıyla öndeki araçla olan mesafenin daraldığını tespit eder etmez, aracı yavaşlatır ve daha sonra hızı tekrar ayın seviyeye otomotik olarak getirir.

SRS: Otomobil kabinindeki sürücü ve yolcuların bir kaza anında korunması amacıyla geliştirilen ”Airbag” veya ”SRS (Suplementary Restraint System)”, Türkçe’ye ”hava yastığı” olarak geçti. Emniyet kemeriyle birlikte kullanılmaları halinde maksimum koruma sağlayan hava yastıkları, çarpışma sırasında, çok kısa bir süre içinde otomatik olarak devreye girer.

Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.